logo

08 Ağustos 2023

Dr.Serap Gülüç Yilmazkececi Yazdı; Son Yardım; Yaşamın Son Anları

Serap Gülüç

Serap Gülüç
serap@avrupahaberler.com
Dr.Serap Gülüç Yilmazkececi Yazdı; Son Yardım; Yaşamın Son Anları

Tıbbi Onkolog Köln Almanya

Son Yardım 

Yaşamın Son Anları

Ölümü Yaklaşan insanlara son anlarında refakat etmek ve onları son saatlere kadar yalnız bırakmamak , son yolculukta eşlik ve yardım etmek zor olsada kutsal bir görevdir.

Tıb, bütün bilimsel gelişmelere rağmen gelecekte de ölümü engelleyemeyecektir. 

“ Hayatta ölümden başka her şeye çare vardır”.

Ölüm; hayatın doğal bir parçası olmasına rağmen, ölme düşüncesi bir çoğumuzu hâlâ korkutmaktadır. Birçok insan için ölüm hakkinda konusmak bir tabu olmaya devam etmektedir.

Ölüm dönemi genellikle bastırılıyor, yakını için çoğunlukla kriz, korku ve güvensizlik dönemine dönüşüyor.

Özellikle  ölüm öncesi süreçte  birçok konuyu konuşmak zorlaşıyor: Örneğin ölmek üzere olan kişi eşini ne kadar sevdiğini, çocuklarının nasıl yetiştirilmesini istediğini, nerede gömülmek istediğini ya da ölümünden sonrası için arzularını dile getirmekten kaçınıyor.

Bu konuları konuşmak birçok insana acı geliyor. Oysa bu konular konuşulduğunda ölümden sonraki süreç duygusal olarak daha da kolay atlatılıyor.

Sevdiklerimiz son yolculuklarına uğurlanırken çoğu zaman nasıl davranacağımızı neler yapabileceğimizi ve ne yapmamız gerektiğini bilmiyoruz .

Bugün size “ son yardım  “  hakkında yazmak istiyorum. Amaç acıyı hafifletmek ve yaşam kalitesini korumak ve nasıl önlemler alınabilinir konusuna değinmek.

Her insan, yaşamında farklı izler bırakır, ölüm yaklaşınca son adımda bu yönde olur. İnsanlar, farklı oldukları kadar yaşamlarını son anları da farklıdır. 

“İnsan nasıl yaşarsa öyle ölür”.

Final, son aşama gerçek ölme aşamasıdır.  Bu dönemde, ölmek üzere olan hastada enerji giderek azalır. Duygular ve düşünceler daha çok içe dönük olmaya başlar, dış dünyaya olan ilgi azalır, güçsüzlük ve yorgunluk artar.

Hasta artık komşunun da tanıdıkların da gelmesini istemez. Sadece kendisine çok yakın gördüğü, güvende birkaç insan dışında tamamile yalnız kalmak ister.

O dış dünyadan kopuk, geri çekilmiş ve sadece kendi içine gömülmüş bir ruh halinde geçirir.

Ölmek üzere olan için, dini ihtiyaçlarını bilen ve ona göre davranan birisinin yanında olması çok önemlidir. 

Ölmek üzere olan uykuda geçirdiği zaman ayık olduğu zamandan daha uzun sürer. Hep uyuyormuş gibi görünse de bu süre içerisinde bizim fark edemediğimiz bir çok şeyi kafasından geçirir. İçe dönmeye başlamayla daha az konuşma ihtiyacı hisseder. Sözler anlamını kaybetmeye başlar.

Sessizlik daha da önem kazanır. Zamansızlık başlar. Refakatçi olarak, sessiz birlikteliğe kendimizi bıraktığımızda, sessizliğin iyileştirici gücünü keşfede biliriz, buna katılabiliriz ve ebedi hayatın  bu yönünü anlayabiliriz.

1. Ölmek üzere olanın bakım ve tıbbi gözetimi ile ilgili en ön planda olan huzur içinde, ağrısız insana yaraşır bir ölüm hakkıdır. Morfin bizim en etkili acı dindirici ilacımızdır. Doğru kullanıldığında önemsiz yan etkilerle birlikte çok ağrılı durumlarda bile oldukça acı dindirici etkiye sahiptir. Morfin ayrıca nefes darlığında hafifleten tek ilaçtır. 

2. Yemek ve içmek yaşamın en önemli parçaları olduğundan, hasta yakınlarıdaki hastanın kilo kaybı ve iştahsızının hali ile etkilenir. Ölen insan ölmekte olan insanın yemek alışkanlıklara yavaş yavaş değişir. Açlık ve susuzluk giderek azalır. Hiçbir şeyin tadı kalmaz. İştah gelip gider. Belli yiyecekleri görmek ya da koklamak bile mide bulantılarına ve kusmalara neden olabilir. Önce etten, ardından sebze ve diğer sindirimi zor yiyeceklerden vazgeçilir, sonunda yumuşak gıda maddeleri kadar giden bir sürecin ardından artık hiç yenmemeye başlar.

Doğal olarak da açlık ve susuzluk da azalır. Ardından beden yaşamını sürdürmek için yeni bir enerjiye ihtiyaç duymaz hale gelir. Hasta yakınları olarak bu durumu kabul etmek çok zor ” annemi, babamı aç bırakamam düşüncesi sizi zora sokar. Çaresizlik içinde yaklaşan ölümle başbaşa kalırsınız hiçbir şey yemezse ölür, ama en azından sıvı alması gerekir ! “.

Yaşamın son anda sıvı ya da kalori desteğinin çok önemi kalmamaktadır. Yemek ve su verme arzusu daha çok ilgi ve yaşam sevinci ile alakalıdır. Sulu beslenme bu dönemde sona erdirilmelidir. Yaşamın bu dönemde hiçbir şey yememesi çok doğal bir durumdur. 

Gıda alımı daha fazla bir yük olarak algılanır. Aşırı miktarda sıvı vücut tarafından artık bu aşamada işlenemez ve vücutta ödem meydana gelebilir. Bunları özellikle kol ve bacak bölgesinde görüyoruz. Bazen nefes almayı da zorlaştırır.

Bu sebepten ölüm dönemindeki hastaya  serum takviyeleri ile faydadan çok zarar verebiliriz.

3. Ağız bakımı

Ölmek üzere olan kişi son dönemlerde çok fazla derecede su içme isteği olur. Hemen hemen bütün ölmek üzere olanlar ağız kuruluğundan muzdariplerdir. Artık bardaklarla su içemiyorsa bir çay kaşığı ile küçük miktarlarda ağzına sıvı verebilirsiniz. 

Yutkunamayan hastalarda ise
ağzın tamamen kurumasını önlemek için yine de biraz sıvı verebilir veya en azından dudakları biraz nemlendirebilirsiniz. Ağız bakımı ayrıca dehidrasyonu ve buna bağlı ağrıyı önleyebilir.

Kapsamlı bir ağız bakımı ölmek üzere olan kişi için yapabileceğimiz belkide en önemli şeydir.

4. Huzursuzluk

Ölmek üzere olan kişilerde son dönemde  huzursuzluk izlenebilinir. Üstündeki örtüyü atabilir, anlamsız el kol hareketleri yapabilir , yada üstündeki kıyafetleri çıkarmaya çalışabilir, daralıyormuş gibi bir his uyandırabilir yakınlarında. 

Sakince yatagin kıyısına oturursak veya ona yalnız olmadığını hissettirerek onunla bedensel iletişimde bulunursak sakinleşebilir. Gerekirse ağrı ilaçları artırılabilir çünkü ağrılarda huzursuzluk yaratabiliyor.

Ölmek üzere olan insan giderek daha çok uyur bazen çok zor şekilde uykudan uyandırılabilinir. Her türlü zaman duygusunu kaybeder, yanındaki insana artık tanımayabilir, bu durumda o insanlar için acı verici olabilir.

Bilmemiz  gereken karşımızdaki insanın realiteyle yani şu an ile bir bağlantısının kalmadığıdır. Sizin bilmediğiniz bir takım olaylar ve tanımadığınız insanlarla ilgili konuştuğunu da görebilirsiniz .

Çok önceden ölmüş ama kendisinin yanında hissettiği insanları görüyor ve onlarla konuşur da olabilir. Onun gerçek dünyaya dönmesine yönelik çabalar ya da halüsinasyon gördüğünü anlatmayı denemek anlamsızdır, aksine onu dinleyerek onu dünyasına girmeye çalışmak gereklidir. 

Bu bizim kendi gerçekliğimizi geliştirebilir.

5. Koma

Bazı insanlar son günlerde komaya girerler. Klinik olarak ölü görünen ve tekrar hayata döndüren insanlara yapılan görüşmelerde, biz onları o halde bilinçsiz olarak da görsek, her şeyi duydukları ortaya çıkmıştır.

Duyma hissi en son kaybolan hisdir. Hastayla kendinde olduğu zaman nasıl konuşuyorsanız o şekilde konuşmaya devam edin. Hasta komada bile olsa söylediginiz her şeyi duyar.

Bu yüzden yakınlarınıza önemli bir şey söyleyeceksiniz bunu usulca söyleyin. Çok üzgünüm ya da seni seviyorum ya da ne söylemek istiyorsanız hiçbir zaman geç değildir.

6. Yas zamanı

Ölüm anı geldikten sonra
kendinize zaman ayırın hemen harekete geçmeyin. Bu anın sessizliğini ve etkisini yaşamaya çalışarak vedalaşın.

Sevdiğimiz bir insanı kaybettiğimizde yas dönemi başlar. 
Kaybı kabul etmek zordur. Kabul edemediğiniz sürece yası yaşamak, yasınızı yaşayamadığınız sürece de gerçeğe dönmek daha da zordur.

Yas bizi derinden kavrayan hayatımızı etkileyen bir olaydır ve zamana, çok zamana ihtiyacımiz vardır…

Yas döneminde hayata devam etmek zor olabilir, zira duygular bugünden daha çok geçmişe yöneliktir.

Ölenden sonra acı ve tatlı anılarla birlikte hayatın zor bir dönemi başlar. Duygular ve hisler ve bilinmeyen gelecek gidip gelen bakışlar gibi zamanla gel git yaşarlar.

Acıya yeterli zaman ve alan bırakılmazsa ölümün acısı daha da uzun sürer.

#

SENDE YORUM YAZ

4+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Entrika, kaos, siyaset, lisan, din ve ideolojik ayrılıklar…

    13 Haziran 2026 Yazarlar

    Asırlardır bitmeyen bir çilenin içinden geçiyoruz. Entrika, kaos, siyaset, lisan, din ve ideolojik ayrılıklar... Ne hazindir ki Türk milleti, tarih boyunca en büyük zaferlerini dış düşmanlara karşı kazanırken, en çetin mücadelesini kendi içinde vermektedir. Nedendir bilinmez , konu Osmanlı Devleti olunca akıllara yalnızca Osmanlıca gelir. Altı asır boyunca üç kıtaya hükmetmiş, ilimde, sanatta, mimaride ve devlet yönetiminde dünyanın sayılı medeniyetlerinden biri olmuş bir cihan devletini yalnızca bir dil tartışmasına indirgemek, tari...
  • Korundukça Yalnızlaşmak

    13 Haziran 2026 Yazarlar

    İnsanlık tarih boyunca birbirine ulaşmanın yollarını aradı. Kıtaları aşan gemiler yaptı, okyanusların altına kablolar döşedi, gökyüzüne uydular gönderdi. Bugün dünyanın öbür ucundaki bir insanla saniyeler içinde konuşabiliyoruz. Hatta birbirimizi görebiliyoruz. Ama bütün bu ilerlemeye rağmen cevaplanmamış bir soru hâlâ karşımızda duruyor: Neden birbirimize bu kadar yakınken, bu kadar uzağız? Belki de mesele hiçbir zaman fiziksel mesafeler değildi. Çünkü insanlar çoğu zaman kilometrelerle değil, korkularla ayrılırlar. Birçok ilişki...
  • Sevgiyle Oyalamak: Duygusal Belirsizliğin Görünmeyen Yüzü

    13 Haziran 2026 Yazarlar

    İnsan ilişkilerinde en yıpratıcı deneyimlerden biri açık bir reddedilme değil, belirsizlik içinde bırakılmaktır. Bazı kişiler sevgi, ilgi ve yakınlık gösterirken aynı zamanda ilişkiye dair net bir sorumluluk almaktan kaçınırlar. Bu durum, karşı tarafta umut ile hayal kırıklığı arasında gidip gelen duygusal bir döngü yaratır.Psikolojik açıdan bakıldığında, sevgiyle oyalamak; kişinin karşısındakinin duygusal yatırımından yararlanırken ilişkiyi tanımlamaması, netleştirmemesi ve sürekli ertelenen beklentiler oluşturmasıdır. Bu süreçte kişi zaman z...
  • “Bazı Şehirler Kazanmaktan Çok Beklemeyi Öğrenir”

    06 Haziran 2026 Yazarlar

    Evet sevgili Avrupa Haberler takipçileri, bildiğiniz üzere ben yazarlık ve yorumculuk kariyerime NBA ile başlamıştım. Dünyanın merkezi olarak görülen New York şehiri 53 yıldır NBA şampiyonluğu yaşayamamanın hasretini taşımakta. Geçen gece oynanan NBA Finalleri 2.maçında kıran kırana bir mücadeleden sonra New York 105-104 maçı kazanarak seride 2-0 öne geçip önümüzdeki 2 maçı New York'ta oynayarak büyük bir avantaj elde etti. Şu an New York Knicks 53 yıllık hasretini bitirmeye çok yakın. İşte bu yüzden New York şehrinin bu takımının geçmişteki 5...