Duygusal gelişiminin en önemli özelliği KOŞULSUZLUKTUR
Günün tüm yorgunluğuna rağmen son bir gayret ile de olsa, kızımın uyumadan önce bana söylemek istediği her şeyi dinleyip ve yeniden anlamlandırdıktan sonra, onu uykuya emanet ettiğim bir günün sabahında bu yazıyı yazmaya karar verdim.Ne kadar da güzel bir duygu değil mi? Çocuğunuza güven vermek.Her zaman dikkat ederim muhakkak dinlemeye çalışırım elimde acil iş olsa bile. Bazen öyle güzel sorular soruyor, ilginç tespitler de bulunuyor çok hoşuma gidiyor.Şükürler olsun ben ailemde dinlenen birey olarak görülen şanslı bir çocuktum.Şimdi aynı şekilde çocuklarımı da yetiştiriyorum ne aldığımız o kadar önemliki ailemizden .Tabiki ben bununla kalmayıp üstüne çok şey kattım.İnsan yetiştirmek çok önemli ve değerli benim için.
Çocuk kendini dinleyen bir ebeveynin yanında yetişiyorsa duygusal açıdan güçlüdür.Çocuk anne babasına ihtiyaç duyduğu halde onları yanında bulamadıysa, konuşacak bir kişi aradığında onların
yoğunluğuna denk geldiyse...
ebeveyni ile konuşmak yerine kendi içinde konuşarak uykuya daldıysa...
Böylesi çocuklar alıngan ve duygusal
zayıftırlar.Çocuğun duygusal gücü, ebeveyni ile kaliteli iletişim kurdukça oluşur.Kendini ifade edebildikçe gelişir.Birçok ebeveyn, çocukları için çalışır, çabalar, üretir.
Kazandıklarını çocukları için biriktirir...
Onlara güzel bir gelecek bırakmak için sürekli çalışır. Oysa çocuğa bırakılacak en güzel gelecek, doyumsanmış çocukluk yıllarıdır.Çocuk ancak anne babası ile doyasıya yaşarsa, duygusal doyumsamalar gerçekleşir.
Duygusal gelişiminin en önemli özelliği 'KOŞULSUZLUKTUR'..Doğal ebeveynler çocuklarını koşulsuz severler."Sen beni sevmesen de ben seni seviyorum" diyebilirler.
Her türlü kaygıdan uzak bir biçimde koşulsuzca çocuklarına tebessüm edebilirler.Çocuk, anne babasının kendisine duyduğu sevginin her koşulda devam ettiğini fark ederse duygusal gelişimini sürdürebilir.Çocuklar bazen ebeveynlerine küserler, kızarlar. Henüz problem çözme yetenekleri yeterince gelişmemiş olduğu için tepkilerini yanlış biçimde ortaya koyabilirler.
Ama yetişkin, çocuk değildir.
Yetişkin, kendisine küsen çocuğa küsmemeli, kendisinden beklenen olgunlukla ve problem çözme yeteneğinin gerektirdiği biçimde hareket etmelidir."Sen bana küssen de ben sana küsmem ki" sözünü duyan çocuk kendini emniyette hisseder...
Koşulsuzca sevildiği hissiyle duygusal gelişimini sürdürür. Bu yüzden Eğitimdeki başarısızlığın tek sorumlusu çocuk değildir. Anne-babadan, öğretmene kadar herkes üzerine düşen payı samimice almalı (çocuğu eleştirmek yerine) gerçekçi çözümler üretmelidir...Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Öğrenme güçlüğü olan çocuklar bazen pek çok kere tekrara ihtiyaç duyabilir, onları neden öğrenemiyorsunuz diye yargılamayın. Nasıl ki gözünde miyop olan birinin iyi görememesi onun suçu değilse öğrenme güçlüğü olan çocuğunda yaşadığı sıkıntılar onun suçu değildir.Bir konuyu, bir dersi anlamayan çocuğa kızmak, o çocuğa yapılabilecek en büyük duygusal şiddettir. Çocuk aşağılandığı için kendini yetersiz ve değersiz hisseder. Beynini öğrenmeye kapatır.
Çocuklar, kendilerine alinan oyuncakları UNUTURLAR ama kendileri ile geçirdikleri zamanları asla UNUTMAZLAR...
Cocuklarimiza uçmaları için kanatlar, geri dönebilmeleri için kökler verin ki! Umutları yeşersin...
Sevgilerimle Derya Sucukçu 🦋