Av. Yusuf Akın Yazdı: Yalan/anlar...
*YALAN/ANLAR...*
Obez, şiş bir gövdenin üzerinde reçine başlar.
Kırkıncı paralelde suçlu, yirmide şeytan taşlar.
Sallanır iki tarafı, bostana erken giren korkuluk.
Tanrı dilinden düşmez melun, kula eder kulluk.
Sabah hak pazarında güneşi selamlar andaval.
Akşam hakikatin penceresinde bakar aval aval.
Cümle sözleri önüne dizseniz, bir kulağı sağır.
Nezaket,erdem ve hak onda sıfır, kibri gelir ağır.
Taşlaşmış kalp varlığı yabani ellere kan pompa.
Tüm emri maruflar boş, onun anladığı kat sopa.
Nerede bir güzellik görse, gözleri velfecri okur.
Hakikat ilmik atsa, o muşambadan kilim dokur.
Sözcükler denizinde tüm yalanların bön çerçisi.
Metafizik yüklü dallama, güya hakikatler elçisi.
Saf yanınıza denk gelse ekabir, inanır kalırsınız.
Onu İbrahim görüp, kendinizi nemrut sanırsınız.
Ateşi körükler dibinize, suda olmayın kurbağa.
Ağzınızla kuş tutsanız boş, siz köle, o hep ağa.
Yalanlar serer ıslak ipe, sallar bir bir topluma.
Narsist gözü kaf dağında eşi yok, herkes kuma.
Dünyada tüm psikologlar bir olup yapsa deney.
Gözüne sazı soksanız, dönüp sorar bu da ney.
Bilgeler uyanıktır, kırk arşın uzakta yalanı anlar.
Hakikat kazanır, kazanamaz pavlova yalananlar.
Av.Yusuf AKIN/29.08.2025/İzmir