Bu yıl Köln Karnavalı’nı yalnızca izleyen değil, bizzat yaşayan biri olarak yazıyorum.

Uluslararası gazeteci ve yazar kimliğimle yıllardır pek çok etkinliği takip ettim. Ancak Köln’de karnavalın yarattığı atmosferin bambaşka bir yeri var. Çünkü burada karnaval sadece eğlence değil; şehrin kolektif ruhunun dışavurumu.

Sokaklarda dolaşırken insanların yüzündeki o samimi neşeyi görmek mümkün. Günlük hayatın ciddiyeti birkaç günlüğüne ortadan kalkıyor. İnsanlar kostümlerle sadece görünüşlerini değil, ruh hallerini de değiştiriyor.

Bir gazeteci gözüyle baktığımda en çarpıcı detay şu oldu: Karnaval, farklı kültürleri görünmez bir bağla birbirine bağlıyor. Alman’ı, Türk’ü, yabancısı, yerlisi… Herkes aynı ritimde yürüyor, aynı şarkıya eşlik ediyor.

Bu kalabalığın içinde ben de vardım. Notlar aldım, gözlem yaptım, ama bir noktadan sonra defteri kapattım. Çünkü bazı anlar sadece yaşanmalıydı.

Karnaval bittiğinde Köln yine sakinleşecek. Fakat bu birkaç günün bıraktığı enerji, şehir hafızasında uzun süre kalacak.

Ve ben, bu coşkunun içinden geçen biri olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Köln’de karnaval izlenmez, yaşanır.

Youtube Kapak