TAŞLAR YERİNE OTURUYOR
Balkondan caddeyi seyrediyorum. Belediye işçileri yine taş döşüyorlar. Herhalde en iyi bildikleri bu iş..Çeşitli kurumlar birbirlerinden koordinesiz olarak çalışmalar için taşları söküyorlar, iş bitiyor, taşlar tekrar döşeniyor. Film gibi işçileri seyrederken aklıma nedense son günlerin siyaseti düştü. Ak Parti’deki kabine değişikliği farklı farklı yorumlarla önümüzde..En güzel ifade ise herhalde” taşlar yerine oturuyor” olmalı. Taşların yerine oturması TDK sözlüğünde her makama görevin gereklerine uygun kişi yerleştirmek olarak geçiyor.
Adalet Bakanlığı’na olan atama hiç şaşırtıcı değil. Tam görevin gereklerini yerine getirecek kişi. TBMM de yemini kavgalara neden olan Akın Gürlek Selahattin Demirtaş’dan, Canan Kaftancıoğlu’na yargılamaları yürüten bir isim . 2022’de Adalet Bakan Yardımcısı yapıldı. 2024’te yeniden İstanbul Adliyesi’ne bu kez başsavcı olarak görevlendirildi. Göreve gelir gelmez de CHP’li ilçe belediyeleri ve Ekrem İmamoğlu’na yönelik soruşturmaları başlattı.
İmza attığı kararlar hakkında sık sık hukuka uygunluk itirazları yapılan, hakimlikten adalet bakanlığına en hızlı yükselişlerden birini gerçekleştiren yeni Adalet Bakanı için eski ve yeni CHP başkanlarının yaklaşımları benzer..Kılıçdaroğlu, 20 Ekim 2020’de, Anayasa Mahkemesi'nin hak ihlali kararına rağmen milletvekilliği düşürülen CHP'li Enis Berberoğlu'nun yeniden yargılama talebini reddeden İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı için Meclis grup toplantısında şöyle diyordu:
"Adaleti katleden adamın adı Akın Gürlek’tir, yeni Zekeriya Öz’dür."
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Akın Gürlek'in Adalet Bakanlığına atanmasının kendileri için hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini, emirleri verenin zaten Cumhurbaşkanı olduğunu söyledi.
"Gürlek her zaman Erdoğan'ın maşasıydı, emir eriydi. Onun adına suç işleyendi, hak yiyendi. Bundan sonra da Akın Gürlek'in Erdoğan'dan aldığı talimatları uygularken hangi koltukta oturduğunun bir anlamı yok."
Özel, "Bakan yardımcısıyken yolladı onu oraya. 'Git Akın', gitti. 'Yap Akın', yaptı. 'Gel Akın', geldi. Şimdi yeni saldırılar mı yapacaklar? Ne yapabilirlerse yapsınlar" ifadelerini kullandı.
Adalet ve İçişleri bakanlarının değişmesi “erken seçim” sinyali mi diyenler de oldu. Ancak ekonomi bu haldeyken hangi iktidar sandığa gider ki? Para bulunacak, hayat pahalılığından kırılan ezilen kesimlere dağıtılacak sonra sandık gelecek. Erdoğan’ın tekrar cumhurbaşkanı olabilmesi için erken seçim şart zaten. Genel izlenim 2027 sonbaharını gösteriyor.
Bahçeli “CHP Genel Başkanı'nın erken seçim ezberine takılması ve şahsıma beyhude çağrılar yapması tam bir siyasi ahmaklıktır. Seçimin ne zaman yapılacağı bellidir. Erken seçim diye bir şey asla gündemde yer almayacaktır. CHP Genel Başkanı, seçim kapısını arala diye mırıldansa da, bizim Cumhur İttifakı olarak aralayacağımız kapı Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın kapısıdır. Başka kapılara yüz sürmek, başka kapılardan medet ummak CHP'nin beklentisi ve dileği olsa da, Cumhur İttifakı'nın böyle ucuz ve bayat gündemlerin peşinden savrulması, o kapı bu kapı gezip dolaşması siyasi akıl ve mantık dışıdır. CHP Genel Başkanı merak etmesin, seçim günü gelip çattığında Türk milleti yüksek iradesiyle istismarcı, inkarcı, rüşvetçi, kumarcı, komisyoncu, vurguncu organize yolsuzluk çetesine Türkiye'nin kaç bucak olduğunu muhakkak gösterecektir."
Bahçeli yıllar önce de grup toplantısında benzer bir konuşma yapmış, daha sonra Türkiye’yi erken seçime götürmüştü. Emin olun Cumhur İttifakı şartlar biraz düzelsin sandığı önümüze koyacak. Yani taşlar yerine oturuyor…